Merkez Bankası Para Politikası Araçları ve Amaçları Nelerdir?

Para politikası araçları uzun yıllardır tüm dünyada belirli amaçlar için kullanılan araçlar. Bu yazımda para politikası nedir, araçları ve amaçları nelerdir konularında bilgiler bulacaksınız.

Elbette bu yazım bir özet niteliği taşımaktadır ve temel bilgileri içermektedir. Eğer çok detaylı bilgiler istiyorsanız bu konuda yazılmış olan tezleri incelemenizi tavsiye ederim.

Para Politikası Nedir?

Para Politikası, Merkez Bankası’nın para arzına müdahale yoluyla ekonomiye yön vermesine denir. Merkez Bankası, fiyat istikrarını ve ekonomik istikrarı sağlamayı amaçlar.

Uzun zamandır Merkez Bankaları, çeşitli araçları kullanarak belirli bir para politikası yürütmekte. Buradaki temel amaç ilgili para biriminin içeride ve dışarıda değerinin korunmasıdır.

Burada paranın çok değerli hale getirilmesi anlaşılmasın çünkü bunun da ticari olarak dezavantajları olabilir. Paranın belirli bir değerde tutulması olarak anlamak doğru olacaktır.

Para politikasını açıklarken, genişletici ve daraltıcı para politika kavramlarına da değinmeliyiz. Genişletici para politikası para arzının artırılması anlamına gelir. Ekonomi durgunken bu yönteme başvurulur. Daraltıcı para politikası ise para arzının azaltılması demektir. Enflasyonun yüksek olduğu durumlarda Merkez Bankası piyasaya bu yöntemle müdahale eder.

Para Politikası Araçları Nelerdir?

Merkez Bankası para politikası araçları sayesinde belirlenen politikayı yönetiyor demiştik. Bu araçları şöyle açıklayabiliriz: Açık piyasa işlemleri, faiz oranları, reeskont oranları, döviz işlemleri, zorunlu karşılık oranları, kredi tavanı.

Bu araçların her biri belirliği hedeflere aracılık eder. Doğru kullanıldığında bu hedeflerin gerçekleştirilmesi sağlanır. Bu hedefler de para politikası amaçları olarak adlandırılmaktadır.

Dünyada ilk merkez bankası olarak 1668 yılında İsveç Devlet Bankası Riksbank gösterilebilir. Ancak kimi ekonomistler tarafından ilk merkez bankası örneği olarak görülmekte ve tam olarak merkez bankalarının niteliklerini taşınılmadığı savunulmaktadır.

Tam bir merkez bankası olarak ilk merkez bankası ise 1694 yılında İngiltere Merkez Bankası (Bank of England) gösterilmektedir. Ülkemizde merkez bankası olarak TCMB’nin kuruluşu ise 1930 yılındadır ve oldukça yenidir. Bu tarihte halihazırda Avrupa’nın birçok ülkesinde Merkez Bankası mevcuttu.

Para politikası araçlarını dolaysız (doğrudan) ve dolaylı olarak ayırmak mümkün. Dolaysız para politikası araçlarında Merkez Bankası yasal düzenlemeler getirerek piyasaya doğrudan müdahale etmektedir. Faiz oranlarını kontrol etmek ve bankalar için kredi tavanları getirmek doğrudan araçların başında gelir.

Aşağıda Merkez Bankası para politikası araçlarını tek tek açıkladım. Bunları okuduğunuzda hangi aracın hangi amaçla kullanıldığını daha iyi anlayacaksınız.

Açık Piyasa İşlemleri

Merkez Bankası’nın devlet tahvili alıp satmasına Açık Piyasa İşlemleri denir. Merkez Bankası’nın en sık kullandığı para politikası aracıdır. Merkez Bankası genişletici politika ile bankalardan tahvil alır. Bunun sonucunda bankanın likiditesi artar, bankaların verdiği kredi miktarı artar ve yatırım, harcama artar.

Faiz Oranları Kontrolleri

Merkez Bankası faiz oranları ile de piyasaya müdahale edebilir. Geç likidite penceresi, gecelik borç verme ve gecelik borç alma faizleri bu yöntemlerden bazılarıdır.

Bu araç kullanılarak bankaların ve banka dışındaki mali kuruluşların gerek mevduat faizleri gerekse kredi faizlerine müdahaleler gerçekleştirilebilir. Böylece geliştirilmek istenen sektörlere düşük faizler sunularak teşvik edilebilmekte ve paranın bu sektörlere kayması sağlanmaktadır.

Kredi Tavanı

Merkez bankası bu yöntemle, bankaların verebileceği kredi miktarını yükseltebilir veya sınırlayabilir. Bunu sektörel bazda ele alabilir. Tıpkı sektörel bazda faiz oranlarınının kontrol edilmesi gibi hangi sektörde kredi tavanı ne kadar olacak belirlenebilir.

Böylece teşvik edilmek istenen sektörlere daha fazla kredi imkanı doğmuş olacaktır. Para ve kaynaklar da bu alanlara doğru kayacaktır.

Aynı zamanda Merkez Bankası kredi tavanı kontrolü ile spekülatif ve verimsiz bulduğu sektörlere kaynağın akmasının önüne geçebilir.

Reeskont Oranlarının Farklılaştırılması

Gerçek ve tüzel kişiler ellerindeki vadesi gelmemiş senetleri bankalara iskonto ettirirler. Yani kırdırırak nakde çevirmiş olurlar. Bankalar da bu senetleri Merkez Bankasına iskonto ederler. Merkez Bankasının bu işlerine reeskont, yani tekrar iskonta (tekrar kırdırma) denir. Bu işlem sırasında uygulanan faiz oranına reeskont oranı denir.

Merkez Bankası, tarım sektörüne paranın kaymasını ve bu sektörün gelişmesini istiyorsa tarım kredisi veren bankaların reeskont kotalarını daha yüksek tutabilir. Böylece tarım kredisi çekmek daha kolaylaşacaktır.

Döviz İşlemleri

Merkez Bankası ulusal para ile yabancı paralar arasındaki orana yani kurlara döviz alıp ya da satarak müdahale eder. Merkez Bankası döviz alırsa kur yükselir, döviz satarsa kur düşer.

Aynı zamanda Merkez Bankası döviz alınca piyasadaki likidite artar. Döviz sattığında ise piyasadaki likidite azalmış olur.

Zorunlu Karşılık Oranları ve Disponilite Uygulamaları

Bu iki kavram arasında hesap farklılıkları olsa da temel mantığı aynıdır. Bankalar, sermayelerinin bir kısmını Merkez Bankası bünyesinde tutmak zorundadır. Bu miktara zorunlu karşılık oranı ya da disponibilite denir. Disponibilite, kelime anlamı olarak “mevcut”, “varolan” anlamı taşımaktadır.

Zorunlu karşılık oranının %20 olduğunu düşünelim. Bu durumda bankalar tüm mevduatlarının %20’si kadar karşılığı güvence olarak Merkez Bankası’nda tutmalıdır. 100 TL’nin zorunlu karşılık olarak tutulduğunu varsayarsak kalan %80 oranı için 400 TL’lik mevduat yaratılabilir. Bu durumda bankada parası olanların %20’sinden fazlası parasını çekmeye giderse banka iflas edecektir. (Herkesin parası eşit miktarda olarak düşündük) Bunu önlemek ve garantiye almak için zorunlu karşılık oranı yükseltilebilir ancak bu sefer de bankaların yaratabileceği mevduat kısıtlanmış olacaktır.

Bu oran yükselirse bankaların likiditeleri azalır ve sağlanan kredi miktarı düşer. Piyasalara para akışı azalır. Aksi durumda ise genişletici para politikası etkileri görülür.

Para Politikası Amaçları Nelerdir?

Para politikası neden uygulanıyor, bu politikalarla ne amaçlanıyor diye soranlar para politikası amaçlarını inceleyebilir.

Para politikası amaçları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Ekonomik büyümenin sağlanması
  • Faiz oranlarını istikrarlı hale getirmek
  • Döviz kurunu istikrarda tutmak
  • İstihdamı arttırmak ve atıl durumdaki işgücünü azaltmak
  • Piyasalarda fiyat istikrarını sağlamak
  • Mali piyasalarda istikrarın sağlanması
Daha önce yatırım şirketlerinde çalışmış ve 10 yıldır forex piyasasında işlem yapan biri olarak, bilgi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir